10 Haziran 1926 Galata Rıhtımı, İstanbul.
Gülcemal vapuru İzmir’e hareket etmek üzeredir, ittihatçıların kabadayısı Kerim dürbünle vapuru gözlemekte. Küpeştede bulunan eski İttihatçılardan ve muhalif eski mebuslardan Laz İsmail ile Ziya Hurşit, Mustafa Kemal’e suikast amacıyla İzmir’e gitmekte. Vapurdan acele ile bir kadın iner ve telaşlı adımlarla uzaklaşır. Kerim bu kadının, Laz İsmail’in kapatması Ballı Naciye olduğunu anlar ve peşine düşer. Biraz zorlamayla Naciye’nin evini bulur, onu bombaları vapura taşımakla suçlar, polise vermekle korkutur ve tartışma yatakta sonuçlanır. 3 gün sonra, suikast teşebbüsünün bir diğer ilgilisi Baytar Rasim gelir, Kerim’i İttihatçıların güçlü lideri Kara Kemal’e gitmesi ve uyarması için zorlar. Suikastçılar, Kemal’in adını da teşebbüse karıştırmışlardır.
Kerim ile Kemal, Semra Hanım’ın konağında saklanırlar. Bu arada suikast teşebbüsü ortaya çıkartılmış, polis tüm zanlıları tutuklamağa başlamıştır. Kemal ile Kerim, saklanmayı Semra Hanım’ın Terkos gölü yakınlarındaki çiftliğinde sürdürmek üzere, konaktan ayrılırlar. Kerim, çiftlikte bu kez de köylü kadın Hayriye’ye takılır. Bir gece kulübede sevişmek üzere iken, Hayriye, Kerim’e çiftliği o gece jandarmanın basacağını söyler. Kerim jandarma ile çatışır, baskını düzenleyen Toptancı Şaban’I öldürür ve Kemal’i kurtarmağa koşar.
7 Temmuz 1926. Emekli maliyeci Emin’in evi. Dr. İhsan, Gazeteci Murat, Nesibe Hanım ve Emin’in kız kardeşi Perihan ruh çağırırlar ve Emin’le olayları tartışırlar. Kemal, Emin’in evine sığınır, birlikte eski günlerden, siyasetten konuşurlar. Emin geçmişte İttihatçıların şiddet yöntemlerini beğenmediği gibi, o günkü sürek avına da karşıdır. Bir gün, polis evi basar, ve Emin, Kemal’i sakladığı için tutuklanır, İzmir’e gönderilir. İstiklâl Mahkemesi, Emin’i kanun kaçaklarını saklamakla suçlar ve yargılar. |